EN

Her Sanat Görünmek İster!

Çiğdem Dedeoğlu

Her sanat görünmek ister!

Sanat, güzeli insana sunabilmeyi, insanın yaşamına katmayı, bu yaşamı yoğunlaştırmayı amaçlar. Sanat eserleri ise, sanatçıların ortaya koydukları estetik objelerdir. Bir heykel, tablo, beste, bina, şiir veya roman sanat eseri olarak kabul edilebilir. Sanat eserlerinde, onları estetik obje haline getiren bazı özellikler vardır. Biz buna estetik değer diyoruz. Yani eğer bir eserin estetik bir değeri varsa, o eser sanat eseri olabilir. Sanat eseri deyince, sanatın bütün alanlarında verilmiş ve estetik değeri olan eserleri saymak gerekir.

Doğa her zaman ilham noktasıdır. Doğanın dengesi ve ahengi sanatı şekillendirmiştir. Bu konuya I. Kant’ın analizi ile açıklık getirebiliriz: ”Ahenk ve uyum ile güzel olan” insana bir tamamlanmışlık, doygunluk ve kusursuzluğundan gelen bir ruhsal yükseliş algısı verir. Doğa’da tanımlanamayan fakat hissedilen bir tamamlanmışlık, düzen etkisi vardır ve bu insana sanki bir sonuca ve amaca ulaşmışlık sakinliğini ve tatminkarlığını hissettirir. Okyanuslar, nehirler, sel felaketleri veya balta girmemiş ormanlar… Bunların hepsi insanın tamamını kontrol edemediği, beklenmedik şeylerin olabileceği yerler olup, doğa burada ideal kabul edileninin aksine daha özgürdür ve bu hep negatif ve zarar verici görülmüştür.

Thomas Munro’ya göre; “sanat doyurucu estetik yaşantılar oluşturmak amacıyla dürtüler yaratma becerisidir.” Sanat, güzel ile uğraşır. Güzel göreceli bir kavramdır. Kendi içinde tutarlı bir bütünlüğü taşıyan şey çirkin, acı verici, iğrendirici bile olsa estetik açıdan güzeldir.

Bu döneme ait bir sanat eseri, onu üreten medeniyete bağlı olarak değişir, ancak çoğu sanat benzer amaçlara hizmet eder: hikayeler anlatmak, kaseler ve el aletleri gibi faydacı nesneleri meydana getirmek, dini ve sembolik görüntüler sergilemek ve sosyal statü göstermek. Birçok eser, yöneticilerin, tanrıların ve tanrıçaların hikayelerini tasvir eder.

Sanatçıyı diğer insanlardan ayıran onun kişiliğidir. Onun hayal kurma gücü, duyarlılığı, duygululuğu, çağrışım zenginliği, gerilim sürekliliği ve sabrı gibi özellikleridir. Sanatçı, doğada gördüklerini gerek şekil, gerek renk, ses ve gerekse anlatım olarak aynen taklit eden kişi değildir. Onun görüşü başkadır, seçişi ve anlatışı başkadır. Sanatçı, yansıtan değil, yaratan kişidir. Sanatta yaratıcılık, yoktan var etmek gibi mistik ya da metafizik bir anlam içermez.

Sanatta yaratıcılık, algı yetisi üzerine bir düşleme, bunun için de sezgi gücünü kullanabilmek demektir.

Çiğdem Dedeoğlu

Designpr Kurucu Başkan / Yaratıcı Yönetmen

 

29.01.2022
WhatsApp Destek Hattı